Myspace layouts



www.Bigoo.ws
www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws     www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws www.Bigoo.ws

minikadamimminikadamim

Oyuncak seçerken dikkatli olun!

Oyuncak Seçerken Dikkatli Olun!

Çocuğunuza oyuncak alacaksınız. Peki oyuncak alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini ya da bu konuda bir uzman görüşüne başvurmayı hiç düşündünüz mü? Eğer düşünmediyseniz gelin birlikte oyuncak seçiminde nelere dikkat etmemiz gerektiğine bakalım...
Oyun, çocukların eğlenirken öğrenmesini sağlayan, zihinsel kapasitesini geliştiren bir faaliyettir. Kısacası bir çocuğun en özenli işidir. Yetişkin için iş, para ne anlam taşıyorsa; çocuk için de oyun aynı anlamı taşır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Salih Şenli'nin verdiği bilgilere göre; oyun asla büyükleri rahatsız etmeden bir köşede çocuğun oyalandığı oyalayıcı nafile bir faaliyet değildir. Çünkü çocuk oyun aracılığıyla fiziksel ve zihinsel olarak gelişirken deneme yanılma yoluyla da bir şeyler başarmanın hazzını yaşamaktadır.
Oyunun vazgeçilmez aktörlerinden biri hepimizin de bildiği üzere oyuncaklardır. Peki oyuncak nedir? Oyuncak; oyun çağındaki çocukların oyunlarında kullanılmak üzere tasarlanmış ya da imal edilmiş her türlü oyun araç ve gereçlerdir. İyi bir oyuncağın en önemli özelliği yaratıcılığı geliştirmesidir. Oyuncakları çocukların çevreye uyumunu kolaylaştıran aracı olarak da görmek mümkündür.

Oyuncak Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?

- Oyuncak seçimindeki ilk ve en önemli unsur oyuncağın çocuğun yaşına, gelişimine, gereksinimlerine uygun ve kullanışlı olmasıdır.
- Çocuk, oyuncağı rahatlıkla tutabilmeldir.
- Seçilen oyuncağın çocuğun el becerilerini, yaratıcılığını, düşünce, hafıza ve hayal gücünü destekleyici olmasına dikkat edilmelidir.
- Oyuncak sağlam olmalı, kolayca temizlenebilmelidir.
- Oyuncak mağazaları dışındaki yerlerden satın alınacak oyuncaklarda dikkatli olunmalıdır. Oyuncağın üreticisinin adını ya da markasını taşıyıp taşımadığı kontrol edilmelidir.
- Oyuncağın ambalaj üzerindeki kullanma talimatı ve uyarıların Türkçe olmasına dikkat edilmelidir.
- Yumuşak hayvan ve bebeklerin yıkanır olmasına; gözler, burun, düğme ve diğer ayrıntıların kopmayacak şekilde dikilmiş veya yapıştırılmış olmasına dikkat edilmelidir.
- Oyuncak seçiminde çocuğun boğazından geçemeyecek kadar büyük olan oyuncaklar tercih edilmeli, oyuncakların çıkıntılı kısımları veya yapıştırılmış parçaları olmamalıdır.
- Oyuncakları elinize alıp iyice kontrol edip oyuncağın içinde yumuşak dolgu malzemeleri, metal parçacıklar, iğneler ve kıymıklar gibi herhangi bir sert veya sivri yabancı madde ihtiva etmemesine özen gösteriniz.
- İnce, çabuk kırılır plastikten yapılmış oyuncaklar almayın. Üç yaşından küçük çocukların oyuncakları çok sert maddeden yapılmış olmalıdır.
- Oyuncağa iliştirilmiş plastik etiketleri, fiyat etiketlerinin plastik bağcığını ve buna benzer şeyleri kesip atınız. Bu tür küçük şeyler kopup çocuğun ağzına girerek tehlike oluşturabilir.
- Oyuncağın dikiş yerlerinin sökülüp sökülmediğini çekiştirterek kontrol ediniz.
- Kötü kokan yumuşak plastikten yapılmış oyuncaklar almayınız.
- Küçük oyuncaklara dikkat ediniz. Örneğin: çikolatanın içinden çıkan oyuncaklar. Bunlar çocuğun boğazına kaçarak tehlike oluşturabilirler.
- Tebeşir, boya kalemleri, keçeli kalemler ve benzerleri küçük çocuklar için özel yapılmış olanları tercih ediniz.
- Uzun ipli, kordonlu, kurdeleli oyuncaklar da küçük çocuklar için tehlike oluşturabilirler.
- Yüksek ses çıkaran oyuncakları çocuklardan uzak tutunuz.
- Pilli oyuncaklarda pilin koyulduğu yerin vidalı, emniyetli olmasına dikkat ediniz.
- Bisiklet satın alırken yanında kask da satın alınız. Ve çocuğunuzun bunu giydiğinden emin olunuz.
- Oyuncakların üzerinde uyarı metni ve yaş sınırlaması mutlaka olmalı. Satın almadan önce bu uyarıları mutlaka okuyun.


Oyuncakların Neden Olduğu Kazalar

Oyuncaklar çeşitli şekillerde kazalara neden olabilir. Bunlar bazen oyuncaktan düşme başlarına oyuncak atılması veya oyuncağına takılıp düşmesi şeklinde olurken bazen de oyuncağın kendisinden kaynaklanan kazalar olabilmektedir.
Boğulma, en ciddi oyuncak kazalarından biridir. Yönetmeliklere göre küçük parçalardan oluşan oyuncakların üzerine ‘üç yaşın altına uygun değildir’ uyarısı bulunmalıdır. Bunlara çıkabilir küçük gözü ve burnu olan oyuncaklarda dahildir. Çocukların özellikle oral dönemde ellerine geçirdikleri tüm nesneleri ağızlarına götürme alışkanlıkları göz önünde bulundurulmalı. Unutmamak gerekir ki oyuncakların neden olduğu en ciddi kazalar küçük çocukların ağızlarına oyuncağını sokmak suretiyle yaşanan kazalardır. Ayrıca çocuklar oyuncaklarıyla gözlerine ve kulaklarına da zarar verebilirler. Boğulmaya neden olabilecek oyuncaklar arasında; Legolar, piller, plastik torbalar, ipler vb. sayılabilir.

Oyuncak Kazalarına Engel Olabilmek İçin

- Bütün oyuncakları periyodik olarak kırık olup olmadığı ve potansiyel zarar durumları kontrol edilmelidir. Tahrip olmuş veya tehlikeli oyuncaklar derhal uzaklaştırılmalı veya onarılmalıdır.
- Tahta oyuncaklar keskinleşebilir veya düzeylerinde kıymıklar oluşabileceğinden bu oyuncakların yüzeyleri zımparalanarak düzeltilmelidir.
- Oyuncaklar kırıldığında kazalara sebep olabilecek sivri uçlar ve sivri noktalar ortaya çıkabilir bunun için hasara uğramış oyuncakların kullanılmamalı.
- Dışarıda kullanılan oyuncakların oyun sonrası saklanırken  yağmurdan veya nemden paslanıp çeşitli şekillerde zarar vermemesi için uygun korunması gerekir. Bu oyuncakların paslanmış olup olmadığı, dışarıda kullanılan şişirilmiş oyuncakların da patlamış olup olmadığının sıkça kontrol edilmesi gerekir.


Çocuğunuza ayakkabı alırken dikkat!!!

Çocuğunuza Ayakkabı Alırken Dikkat!

Yeni yürümeye başlayan çocuklarınıza, ayak kaslarının gelişimi için ayakkabı giydirmemek daha faydalı. Çocuğa bilhassa sert tabanlı ayakkabı giydirmek, düz tabanlığın oluşmasını kolaylaştırıyor. Bu nedenle çocuklara ayakkabı seçerken dikkatli olmak gerekiyor.
Doğan Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Recep Gönülalan, yeni yürümeye başlayan çocuklarda ayakkabı giydirmemenin çocuğun ayak sağlığı için çok faydalı olduğunu söylüyor. Çocuğa erken ayakkabı giydirmenin çocuğun ayak kaslarının gelişimini engelleyeceğini belirten Gönülalan, özellikle 2 yaşına kadar çocuğun evde çıplak ayakla bırakılması gerektiğinin önemine dikkat çekiyor.

Bırakın Evde Çıplak Ayakla Dolaşsın 

Dr. Recep Gönülalan'ın verdiği bilgilere göre, tabanı olan ayakkabıların erken giydirilmesi ayak kaslarının gelişmesini engeller. Taban çukurunu oluşturacak kaslar bebek ayağa kalkıp yürümeye başladıktan sonra gelişmektedir. Ayakta durma ve yürüme ayak ve bacak kaslarının çalışmasını sağlayarak onları kuvvetlendirir. Özellikle 2 yaşına kadar evde çocuğun çıplak ayakla bırakılması sağlanmalıdır.
Çocuğa erken ayakkabı, bilhassa sert tabanlı ayakkabı giydirmek, ayak kaslarının gelişmesini engelleyerek düz tabanlığın oluşmasını kolaylaştırır. İlk 1 yaşta ayak tabanı çukurunun tam gelişmemesi dolayısıyla düz tabanlık normal olarak kabul edilir.

Ayakkabı Alırken Dikkat Edilmesi Gerekenler

- Çocuğun evin dışında yürümeye başladığı zamanlarda seçilecek ayakkabının tabanı yarı yumuşak olmalıdır.
- Ayakkabının ölçü seçimi yapılırken çocuk ayakta durmalı, ayak baş parmağının ucu ile ayakkabının burnu arasında yaklaşık 1 cm boşluk olmalıdır.
- Çocuğun ayakları aylar içinde hızla büyüdüğünden 3-4 ayda bir ayak-ayakkabı oranı tekrar değerlendirilmelidir.
- Ayakkabı tercihini, botların çocuk bileğini daha iyi kavrayacağı düşünülürse bottan yana kullanmak daha uygun olacaktır.


Aşı takviminde yenilikler

Aşı Takvimine Yenilikler Geliyor

Aşılama, hastalıklara karşı bugüne kadar geliştirilmiş yöntemler arasında en etkin olanı. Bu yüzden aşılar tıbbın oldukça dinamik bir tarafını oluşturuyor. Tıpta kaydedilen gelişmelere paralel olarak daha önce var olan aşı takvimine ek 2 yeni aşı önerilirken, şu an uygulanılan bazı aşıların farklı uygulamalarından da bahsediliyor.
“Aşılarda yenilikler” hakkında bilgiler veren Etiler Memorial Polikliniği Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Bahar Salihoğlu, aktif bağışıklamanın, mikroorganizmanın tamamının veya belirli işlemlerden geçmiş parçalarının canlılara verilmesi ve canlılarda bağışıklık sistemini uyarması prensibine dayandığını söylüyor. Her ülkenin kendi sosyal ve ekonomik şartları doğrultusunda ulusal aşı takvimi oluşturduğunu belirten Salihoğlu, aşı takvimimizin dışında, ailelerin istekleri doğrultusunda uygulanabilen bazı aşıların da ülkemizde bulunduğunu aktarıyor.
Uz. Dr. Bahar Salihoğlu'nun verdiği bilgilere göre; aşılama, hastalıklara karşı bugüne kadar geliştirilmiş yöntemler arasında en etkin yöntem. Çocuk doktorlarını ve çocuğu olan aileleri de aşı üzerine yapılan yeni çalışmalar yakından ilgilendiriyor. Ocak 2007’de Amerikan Pediatri Akademisi’nin çocukluk çağı ve ergenlikte uygulanan aşılar hakkında yeni önerilerini yayınlandı. Daha önce var olan aşı takvimine ek olarak 2 yeni aşı önerilirken, şu an uygulanılan bazı aşıların farklı uygulamalarından bahsediliyor.

Yeni Aşılar Neler?

Bir süredir yeni aşılar hakkında yapılan çalışmaları dikkatlice takip ettiklerini belirten Uz. Dr. Bahar Salihoğlu, üretilen aşıların deneylerden geçirildikten, güvenirlikleri ispatlandıktan sonra piyasaya sürüldüklerini söylüyor. Uz. Dr. Bahar Salihoğlu'nun verdiği bilgilere göre, piyasaya sürülmesi beklenen aşılar ise şunlar:

1) Rotavirus Aşısı: Tüm dünyada çocuklarda en sık ciddi ishal yapan mikroorganizmadır. 5 yaşına kadar her çocuk en az 1 kez Rotavirus enfeksiyonu geçirir. 4 ila 36 ay arasındaki çocuklarda Rotavirus daha ciddi ishallere sebep olur. Gelişmekte olan ülkelerde 0-2 yaş arası çocuklarda ani ortaya çıkan ishallerin yüzde 50’sinin sebebidir.
Rotavirüs Aşısı 3 doz olarak uygulanıyor. Bebeklerin doğumundan sonra ilk doz ilk 6 hafta içinde veriliyor. 4 ila 10 haftalık aralıklarla bebekler 32 haftalık olana dek aşı olabiliyor. Önerilen aşı şemasında 2-4 ve 6’ncı aylarda bu aşının uygulaması yer alıyor.

2) HPV (Human Papillomavirus) Aşısı: Rahim ağzı kanserine yol açabilen Human Papilloma virüsün alt tiplerine karşı geliştirilen bu aşı, sadece kız çocuklarına uygulanıyor. İlk kez cinsiyet ayırımı olan bir aşı piyasaya sürülmüş olması bu aşının en dikkat çekici özelliği. 11-12 yaşından sonra uygulanan 3 doz aşının yeterli olduğu belirtiliyor.


Daha Önce Uygulanan Aşılar

Grip aşısı olarak bilinen Influenza aşısı, 6 ila 59 ay arasındaki tüm çocuklara uygulanması önerilen bir aşı oldu. Daha önce 6 ila 24 ay arası her çocuğa  uygulanıyordu.
Suçiçeği aşısı 1 yaşından sonra tek doz uygulanıyor ve bir daha tekrar edilmiyordu. Şimdi 4-6 yaş arası bir doz daha yapılarak tekrarlanması, bağışıklığın kuvvetlendirilmesi açısından öneriliyor.

Ailelere Öneriler:

Aşılarla bazen hayat boyu koruyuculuk sağlanırken, bazen de belli aralıklarla tekrarlanması gerekiyor. Aileler tarafından çocukların aşılanması ilk 2 yılda tamamlandığı gibi bir kanı var. Sonrasında çocukları sağlıklı bir şekilde büyümeğe devam ederlerken, tekrarlanması gereken aşılar doktorlar tarafından hatırlatılmadığında ihmal ediliyor. Her doktor kontrolünde, önceden yapılmış aşılar ve yapılması gereken aşılar hakkında bilginiz olmasında fayda var.
İlk iki yılda aşıların çoğunun yapıldığı dönemde aşı karnelerine dikkat eden aileler, sonrasında bu karneleri kaybediyor. Artık okullara başlarken, üniversitelerde dahi ailelerden çocukların aşı karneleri isteniyor. Unutmamalıyız ki, aşı karneleri ailelerin çocuklarına verecekleri ilk mirastır…


Çocuğunuzun oyun becerisini geliştirin

Çocuğunuzun Oyun Becerisini Geliştirin

Uzmanlar, oyunun çocukların öğrenme yeteneklerini geliştirmeleri açısından son derece önemli olduğunu belirterek, önemli tavsiyelerde bulundu.
Oyun köşesi ve giysisi olmalı
Oyuncaklarını koyabileceği bir köşesi olmalıdır. Oyundan sonra toplamayı bir kural olarak bellemelidir. Çocuk oynarken üstünün kirleneceği endişesinden uzak olmalı, oyuna uygun giysiler giymelidir.  Zihinsel olarak özürlü bir çocuk, yaşına değil zihinsel düzeyine uygun oyunlar oynar. Örneğin 12 yaşında bebekle oynamak gibi. Bazı yetenek gerektiren oyunları geç öğreneceklerini bilmek gerekir. Bu çocukları oyun oynamaya teşvik etmelidir.
Herkes oyuna katılmalı
Evdeki kardeşler, büyük anne-baba çocuğun oyununa mutlaka katılmalıdır. Bu kişiler çocuk için çok değerlidir. İnce ve kaba motor becerilerin gelişmesi için kullanılan pek çok materyal aynı zamanda birer uyum aracıdır. Bloklar, mandallar, top, ip, bez bebekler ve hayvanlar, kendi kendilerine çalabilecekleri müzik aletleri ya da yerine geçebilecek materyaller (Örneğin çocuk plastik ya da metal bir kaba kaşıkla sopayla vurarak son derece zevkli vakit geçirebilir).
Oyuncakların tümü aynı anda sunulmamalı
Oyuncakların tümü aynı anda çocuğa sunulmamalıdır. Fazla materyal çocuğu sadece şaşırtır. Gelişim aşamasına en uyan oyuncaklar ve değişik zamanlarda da, değişik oyuncaklardan yararlanarak ilgi sıcak tutulmalı.
Yürümeye başlayan çocuk nasıl oyunlar oynar?
Yürümeye başlayan bir çocuğun oyun dünyası daha zengindir. Oyun bahçesinde çeşitli oyun araç ve gereçlerinden yararlanabilir (Kaydırak, salıncak, tırmanma merdiveni vb), ip atlayabilir, bisiklete binebilir. En önemlisi de kum havuzlarıdır. Zihinsel özürlü bir çocuğun dünyasında kum havuzları oyunları çok önemli bir yer tutar. Ayakkabılarını ve mümkünse bütün giysilerini çıkarmış olarak, üstüne kum dökerek oynanan oyun, onun dokunma duygusunun gelişmesine büyük katkı sağlar. Çocuğu sakinleştirir, hayal dünyasını zenginleştirir. Bu kadar önemli bir diğer oyun gereci de sudur. Eğer çocuğun olanağı varsa hergün erişkin gözetiminde yüzmesi çok faydalı olacaktır. Burada amaç yüzmekten çok, su ile oynamak, suda hareket etmektir. Bebeklikten itibaren hergün banyoda su oyunları oynanmalı, çocuğa özellikle evde su ile oynaması için olanaklar hazırlanmalıdır. Örneğin, yazın balkona konabilecek genişçe bir leğen ve içine konacak oyuncaklarla, çocuk oldukça neşeli zaman geçirebilir.

Su çocuğun sakinleşmesine ve dokunma duygusunun gelişmesine büyük katkı sağlar. Su ile oynayan çocuk söylenenleri daha iyi anlar. Daha uyumlu hale gelir. Su ile birlikte sabun oyunları da oynanabilir. Sabun köpükleri üflenerek dil kaslarının gelişmesi de sağlanmış olur. Ayrıca balonlar ve üflenerek kullanılabilecek aletler de önemlidir.
Hayal dünyasının kapılarını açın!
Fantazi oyunları çocuğun dünyasında önemli bir yere sahiptir. Askercilik, evcilik vb. Oyunlar çocuğun hayal dünyasını geliştirir ve sosyalleşmesinde çok büyük katkı sağlar. Bu tür oyunlarla büyükleri taklit ederler ve büyümeye hazırlanırlar. Çocuğun vurarak oynayabileceği oyunları olmalıdır. Örneğin oyuncak çekiç, boks eldiveni gibi.Çocuğa yırtabileceği kağıtlar kesebileceği kağıtlar verilmelidir. Bol resim malzemesi olmalı ve çocuğa rehberlik ederek, yönelterek, bu oyunlardan yararlanmalıdır. Grupla birlikte müzik etkinliklerine katılmak, hikayeler anlatmak da çocuğun oyun dünyasına girer.
Oyuncaklar dayanıklı olmalı
Oyuncaklar dayanıklı olmalıdır. Pahalı oyuncaklar seçmeye gerek yoktur. Çevremizdeki her türlü malzeme çocuk için değerli bir oyuncak haline getirilebilir. Her türlü karton kutular, boş şişeler, kavanozlar (açıp kapama), annenin eski bir çantası ya da kullanmadığı makyaj malzemesi fantazi oyunlarında önemli olacaktır.


Çocuklarda Gelişim

MOTORGELİŞİM

 

 

 

İlküç ay içinde

Gözleri ile hareket eden şekilleri takip edebilir ,kucağa alındığında kafasınıdik tutabilir , yüz üstü yatarken kafasını bir miktar yukarı kaldırabilir veyanlara çevirmeye çalışır, kollarını hareket ettirebilir,ellerini yumruk halinegetirebilir.

Üç altı ay arasında

Nesne ve oyuncakları yakalamaya çalışır onlara uzanmaya çalışır , elinealdığı nesneleri ağzına götürmeye çalışır, hoşuna giden nesnelere uzanmayaçalışır. Kafasını yüz üstü yatarken tam dik kaldırabilir. Kafasını tutabilir.

 

 

 

Altı oniki ay arası

Oturabilir , emekleyabilir , tutunarak ayağa kalkabilir , 12. ayın sonuna doğruayakta çok kısa süreli durabilir ,ayakta tutulduğunda ayaklarını hareketettirir, ufak eşyaları ve oyuncakları iterek yuvarlayabilir , elleri arasındaoyuncak geçişi yapabilir, sırt üstü yatarken düz dönebilir, işaret parmağı ilenesneleri gösterebilir.

 

Oniki onsekiz ay arası

Yürür , elinden tutulduğunda merdiven tırmanır ,ayakta iken çömelebilir,ayağıile topa vurabilir,yere doğru eğilir , destekle zıplayabilir, kaşığı rahatlıklatutabilir.

 

Onsekiz yimidört ay arası

Kapıyı açabilir , kendi başına merdivenden inip çıkabilir , bir elini daha çokkullanmaya başlar , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir (2-3 küpten kule yapabilir ).

 

İki üç yaş arası

Düşmeden koşabilir , bazı çizgileri taklit eder , merdivenden rahatlıkla kendibaşına inip çıkabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıklakullanabilir ,düğmesini açabilir,üç tekerlekli bisikleti sürebilir ,tek ayaküstünde kısa bir süre durabilir , bir bardak suyu taşıyabilir ,yürürkenengelleri adım atarak rahatlıkla geçer , rahatlıkla çömelip kalkabilir , gerigeri yürüyebilir.

 

Üç dört yaş arası

Tek ayağı üzerinde uzun süre durabilir , ayakkabısını giyer , kendinidoyurabilir , düz çizgi çizebilir , tek başına dolaşmaya çalışır , çift ayakla 40 cm sıçrayabilir , öne takla atabilir, yardımsız kaydıraktan kayabilir , çömelip kalkma hareketini rahatlıklayapabilir , oyuncakları ile oynarken el becerilerini rahatlıkla kullanabilir ,40-50 cm den aşağı atlayabilir , tek ayakla sıçrayabilir ,dans etme müzik ile beraber tempo tutma , zıplayan topu eli ile tutma ,kağıttaki şekilleri boyar , 3-4 renk eşleştirebilir , aynı kartlarıeşleştirebilir , bazı harfleri eşleştirebilir , artı eksi yapabilir.

 

Dört altı yaş arası

Makasla kağıtları kesebilir , bakarak 1 den 8-9 a kadar sayı yazabilir ,öğretilirse adını yazabilir ,sek sek oynayabilir , üçgen ve kare yi kopyalar ,kendi giyinir kendi soyunur , ayakkabısını bağlar , yüzünü yıkar , dişinifırçalar , altı yaşında iki tekerlekli bisiklete binebilir , el becerilerigözle görülür bir şekilde gelişir.

 

 

 

DİL GELİŞİMİ

 

İlk üç ay içinde

Sese karşı tepki verir , agulama şeklinde sesler çıkarabilir , tanıdık kişi veeşyaları görünce ellerini sallar gözü ile takip eder , kendi kendinegülümseyebilir ,müzik ve konuşmaya karşı tepki verir , kendi kendine oynarkenbazı heceleri tekrarlar , dudakları ile p , b, m gibi harfleri çıkarmayaçalışır.

 

Üç altı ay arasında

Çevresinde konuşan kişileri arar , ağlarken konuşulunca rahatlar , agulamaşeklinde iletişim kurar , yüksek sesle güler , kendine göre ağlama dışındaheceler kullanır.

 

Altı oniki ay arası

Annenin sesini taklit etmeye çalışır , cee oyunu oynar , bazı eşyaları sesçıkartmak için kullanır , ma ma -da da gibi sesleri rahatlıkla çıkarır , 12 ayadoğru baba  mama der , oyuncakları ve kişileri ile anlamsız dahi olsakonuşmaya çalışır.

Oniki onsekiz ay arası

Hızla yeni kelimeleri öğrenmeye devam eder , her gün gördüğü cisimleriadlandırmaya ve onları rahat tanımaya başlar , insanlar ile ilişki kurarkenanlamlı kelimeleri çoğunlukla kullanmaya başlar , ailenin öğrettiği kelimelerikendi kendine tekrarlar ,onsekizinci  aya doğru iki komutu üst üsteanlayıp yerine getirir. (bardağı al mutfağa götür gibi )

 

Onsekiz yimidört ay arası

İki kelimelik cümleler yapmaya başlar , tanıdıklarının ismini bilir ,isteklerini rahatlıkla ifade edebilir , ikiden fazla komutu anlar ve yerinegetirir , yirmidördüncü aya doğru üç kelimelik cümleleride konuşur.

 

İki üç yaş arası

Tanıdığı yetişkinler ile rahatlıkla sohbet eder , reddetme ifadesi kullanabilir, cümle yapısı erişkin cümle yapısına benzemeye başlar , vücudunun parçalarınıraharlıkla yapar , bütün komutları yerine getirebilir , kelime hazinesi hızlaartar.

 

Üç dört yaş arası

Konuşma ve cümle kurması erişkine iyice benzemeye başlar , kendine ait yaş ,soyad gibi özellikleri bilir , ezberlediği şarkı sözleri vb. rahatlıkla söyler, erişkinler ile rahat sohbet edebilir.

 

Dört altı yaş arası

Grup halinde olan konuşmalara katılır , hikaye ve masal anlatır , sayı sayar ,kelime hazinesi iyice artmıştır , sıfatları rahat kullanmaya başlar , cümleyapısı ve şekli erişkinle hemen hemen benzer , isteklerini ayrıntıları ileanlatabilir.

 

 

 

SOSYAL VE KİŞİLİK GELİŞİMİ

 

İlk üç ay içinde

Anneyi tanıyarak tepki verir , konuşulunca dinler , kucağa alınınca susar ,nesneleri takip eder , gülümser

 

Üç altı ay arasında

Anne babasına sarılarak kucaklar , nesneleri ve yiyecekleri ağzınagötürür,kendiliğinden gülümser , elini uzatır.

 

Altı oniki ay arası

Oyuncakları ile 10-15 dk oynar , ce oyunu oynar , karşılıklı oyun oynar ,yabancıları tanır , tanıdıklarına ses çıkartır , anneden ayrı kalıncaendişelenir , baba mama gibi kelimeler ile iletişime geçmeye çalışır.

 

Oniki onsekiz ay arası

Kendi kendine bardakla su içebilir , kaşıkla yemek yiyebilir , oyuncaklar ileetkileşimi artar , giyimine yardım eder , müzik ile beraber tempo tutabilir ,istemediği şeyleri belli eder , ayakkabı çorabını çıkarabilir.

 

Onsekiz yimidört ay arası

Tuvaletini söyleyebilir , istendiğinde ufak komutları yerine getirerekerişkinler ile etkileşime girer , taklide dayalı oyunlar oynar ( bir kutuyuaraba gibi sürmek gibi ) ,diğer çocuklara ilgisi artar , diğer çocuklar ileoyuncakları ile beraber oynar , oyuncaklarını diğer çocuklardan kıskanır ,rahat su içer , yemek yer.

 

İki üç yaş arası

Evcilik oynar , ev işlerine yardım eder , çatal kullanır , giyimini kendibaşına yapabilir , tuvaletini haber verir , bazı arkadaşlarına daha fazla ilgigösterir.

 

Üç dört yaş arası

Diğer çocuklar ile etkileşim ve iletişimi iyice artmıştır , yetişkinlerinsöylediklerinin büyük çoğunluğunu anlar , oyunlarındaki kurallara uymayaçalışır , kıyafetlerinin tamamını çıkarabilir , gece tuvalet kontrolünüsağlayabilir , el yüz yıkama diş fırçalama işlemini yapar.

 

Dört altı yaş arası

Sosyal hayata adapte olmaya çalışır , arkadaşları ile uyumu artar , TV da bazıprogramları takip eder , kendine has özellikler belirir , etrafla etkileşimiiyice artar , kendisi masal anlatabilir.

 

GENEL BİLGİLER

 

Çocukyetiştirmek en büyük sanattır . Çocukların genel davranış özelliklerini anlamak, onların ruh dünyalarına inmek gerçekten her anne babanın yapabildiği bir şeydeğildir . Bazı anne babalar çocukların sadece fiziksel bakımlarına yönelikbeslenme  , barınma , sağlık problemlerini gözetip onların olaylarkarşısındaki düşündükleri şeyler  , tepkileri , yorumları , üzüntüleri ,sevinçleri hesaba katmazlar . Kişisel görüşme ile haberleştiğimiz Amerikalı birsağlık mensubu şunu söylüyor acil sağlık müdahaleleri yaparken olaylardançocukların etkilendiğini , bazı psikolojik problemlerin oluştuğunu görüyorum ,anne babalara veya bakım veren kişilere çocukların sıkıntılarını bahsettiğimde, onlar çocuk ne olacak ki  diyorlar ,ben buna dayanamıyorum ,onlarındaruh dünyası var  şeklinde yakınıyordu. 

 

Hattagünümüzde bırakın ruhsal sorunları , 2000 yılına girdiğimiz bu günlerde,dünyada milyonlarca çocuk kötü bakımdan , basit sağlık sorunlarından ,kazalarda , salgın hastalıklarda , anne baba ihmaline bağlı nedenler ilehayatını kaybediyor.

Herbir çocuğu ayrı bir dünya olarak kabul edip , onların ruhsal sorunlarınainebilmek , ancak eğitim ve anne baba bilinçlendirilmesi ile olacaktır .Ayrıcaçocukların yaşadıkları ortamların , çevre imkanlarının , devletin sağlayacağıimkanların çeşitliliği ve kalitesi bu sorunların oluşması ve sürecinde etkiliolabilmektedir .

Çocuk eğitiminde çocuğun gerektiği şekilde yetiştirilmesi ve onun toplumahazırlanması büyük oranda ,  anne babanın hayatın ilk gününden itibarençocuk ile etkileşimi , konuşmaları , eğitim açısından vermeye çalıştıkları , eviçerisindeki tutumları ,etkili olmaktadır .

Anne babaların çocuklarının normal bir şekilde sosyal , kişilik ve   mental motor gelişimin  olması  ve sağlıklı birpsikolojik yapıya sahip olmaları için yapmaları gerekenler :

 

 Dengeli eğitim ve yönlendirme

 

 Anne babanın kendi aralarındaki söz vedavranış   birliği

 

 Çocuğa karşı aşırı hoşgörü veya aşırıdisiplin uygulamalarından kaçınmaları

 

 Olaylar ve ilerleyen süreç içerisindedavranış olarak tutarlı olmaları  ve farklı farklı tepki vermemeleri

 

 Çocuğa tepkilerinin yersiz ve abartılıolmaması 

 

 Güzel ve faydalı şeylerde çocuğundavranışlarının onaylanması

 

 Hatalı durumlarda uygun bir şekildecezalandırılmaları

 

 Yapılan yanlışları  sadece kızarakdeğil nedenini mantık çerçevesinde  açıklamaları 

 

 Onlara değer vermeleri

 

 Kişilik yapılarına saygılı olmaları

 

 Onlara söz hakkı tanımaları 

 

 Sevildiklerini hissettirmeleri

 

 Onlara güven duygusunu aşılamaları

 

 Sosyal ve psikolojik gelişiminiyakından takip etmeleri

 

 Gösterilen davranış problemlerine karşıduyarlı olmaları

 

 Kendi psikolojik çatışmalarınıçocuklara yansıtmamaları

 

iledaha sağlıklı çocuk yetiştirme mümkün olacaktır.

Günlük yaşam ve eğitim

Çocuklarınıza günlük yaşam becerileri kazandırmayı kolaylaştırmak içinizlenmesi gereken bazı yol ve yöntemler vardır:

Eğitim süresi 8-10 hafta olmalıdır .Çocuğunuza günde en az iki defa ve önce 2-5 dk sonra giderek artan bir şekildeen az 5-20 dk zaman ayırmalısınız (Bu süre çocuğun kişilik özellikleri ,psikolojik durumu , anne babanın çalışıp çalışmaması vb gibi etkenlere göredeğişebilir).

Çocuğunuzun ve sizin yorgun olmadığınız ,çocuğunuzun uykusuz olmadığı ve sakin olduğu zamanları seçmek uygun olacaktır.

Eğitim yapılan süre mutlaka günün aynı zamandilimine gelmeli (hergün 10-11 ve 16-17 arası gibi ), çocuğun dikkatinidağıtmayacak bir ortam olmalı ( çevrede diğer çocuklar oynamamalı , fazla eşyaolmamalı , TV , Radyo-teyp çalışmamalıdır) dır.

Çocuğunuza mümkün olduğunca yakın veotururken aynı yükseklikte olunuz. Kendi kendine oturamıyorsa tutarakoturmasına yardımcı olunuz. Sizin yüzünüzü rahatça görebileceği pozisyondaolunuz.

Size bakmasını sağlayınız , bakmıyorsaçenesini hafifçe çevirip bakmasını sağlayınız. Gözgöze geliniz , bunu yaparsaödüllendiriniz. Yine bakmıyorsa 1-2 dk sonra yeniden deneyiniz. 2-3 saniye gözgöze gelirse ödüllendiriniz ve bunu 5-6 sn oluncaya kadar sürdürünüz . Evdekidiğer kişilerle göz göze gelmesini sağlayınız. Eğitim süresince çocuğunuz gözgöze gelmiyorsa göz hizasına sevdiği bir şeyi koyarak bunu sağlamaya çalışınız.

Onun anlayabileceği şekilde kısa ve basitcümlelerle konuşunuz (Ali kalk , bardağı tut vb gibi) . Konuşurken mimik vejestlerinizi de kullanınız.

Öğretilecek her işlevi bir kaç kezyineleyiniz . Her beceriyi basitten başlayarak sıralayınız , becerileri küçükbasamaklara bölerek öğretiniz.

İstediğiniz bir beceri için sadece çabagösterse bile ödüllendiriniz. Ödül olarak sevdiği bir uğraş ( Parka gitmek ,oyun oynamak vb ) olabilir.

Çocuğunuzun olumlu bir davranışına sevinmekona sarılmak aferin ne güzel yaptın şeklinde sözlü ifade de ödüldür.Ödül olarak seçtiğiniz şeyi mutlaka istenilen davranışın hemen arkasındangerçekleştiriniz.

ÖZ BAKIM BECERİLERİ

EL YIKAMA

Çocuğunuzunrahatça elini yıkayabilmesi için lavabonun boyuna uygun olması gerekir. Bunusağlamak için bir tabure kullanabilirsiniz. Çocuğunuzun arkasına geçerekellerinizi onun elleri üzerine koyunuz. Çocuğunuzun karşısında bir ayna olmasıyararlı olabilir.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun elini tutarak çeşmeyi açınız.
Ellerini ellerinizin arasına alarak akansuyun altına tutunuz.
Elini tutarak sabunu almasını sağlayınız.
Bir eliyle sabunu tutrupu, diğer elinizleçocuğunuzun eline sabuna sürtüp köpürmesini sağlayınız.
Elini sabunluğa götürüp sabunu bıraktırınız.
Çocuğunuzun iki ileni birbirine sürterekköpürmesini sağlayınız.
Suyun altında ellerini yıkayınız. Gerekinseişlemi tekrarlayınız.
Ellerini tutarak çeşmeyi birlikte kapatınız.
Faaliyete direnmiyorsa ödüllendiriniz. Sonbasamağa kadar faaliyeti birlikte lapıp, son basamakta ellerinizi çekerek onunyapmasını söyleyiniz. Başarabilirse tekrar baştan 7.basamağa kadar faaliyetibirlikte yapınız ve son iki basamağı (7. ve 8.) ona yapmasını söyleyiniz.

Başarabilirseyine baştan sırayla 5., 4., 3., 2., ve 1. basamaklara kadar faaliyeti birlikteyapıp diğerlerini yapmasını söyleyiniz.

Buarada yardıma gereksinim olursa dirseklerinden hafifçe yönlendirerek yardımediniz, bu şekilde basamakları sondan başa doğru sıralayarak başarabiliydrsa"ellerini yıka" diyerek faaliyeti yapmasını bekleyiniz. Her basamağın sonundabaşarı durumuna göre uygun şekilde ödüllendiriniz.

YÜZ YIKAMA

Elyıkama faaliyetlerini öğrendikten sonra hemen arkasından öğretilmelidir.

İŞLEM BASAMAKLARI

Çocuğunuzun elini tutarak birlikte çeşmeyiaçınız.
Ellerini köpürtmesini sağlayınız.
Ellerini köpürttükten sonra sabunu bırakınız.
Çocuğunuzun arkasında durarak her iki elinibileklerinden tutunuz, dairesel hareketlerle ağız ve yanaklarını sabunlayınız.
Bölgeyi köpürtünüz.
Ellerini ellerinizle tutarak önce sabunluellerinizi durumatınız.
Elini bir suya, bir yüzüne götürerek yüzünüdurulayınız.
Son basamağa kadar faaliyeti birlikte yapıp,son basamakta ellerinizi çekerek onun yapmasını söyleyiniz.

Başarabilirsetekrar 7.basamağa kadar faaliyeti birlikte yapınınız ve son iki basamağı (7. ve8) ona yapmasını söyleyiniz.

Başarabilirseyine baştan sırasıyla 6., 5., 4., 2., ve 1. basamaklara kadar faaliyetibirlikte lapıp, diğerlerini yapmasını söyleyiniz.

Buarada yardıma gereksinimi olursa dirseklerinden hafifçe yönlendirerek yardımedeniz. Bu şekilde sondan başa doğru sıralayarak başarabiliyorsa " yüzünü yıka"diyerek faaliyeti yapmasını bekleyiniz. Her basamağın sonunda başarı durumunagöre ödüllendiriniz.

EL DURULAMA

Büyükbir havlu ve lavaboya yetişebilmek için tabure kullanınız.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun bir elini tutarak havlununarkasına koyunuz.
Diğer elinin içini (avucunu) havlu ileovuşturunuz.
Elinin tersini (üst kısmını) havlu ileovuşturunuz.
Kurulanan eliyle havlunun bir tarafındantutturunuz.
Diğer elinin içini havlu ile ovuşturunuz.
Elinin tersini de havlu ile ovuşturarakkurulatınız.
Son basamağa kadar faaliyeti birlikte yapıp,son basamakta ellerinizi çekerek ( 6.basamakta) onun yapmasını söyleyiniz.

Başarabilirsetekrar baştan 5. basamağa kadar birlikte faaliyeti yapınız ve son iki basamağı(5. ve 6.) ona yapmasını söyleyiniz.

Başarabilirseyine baştan sırasıyla 4., 3., 2., ve 1., basamaklara kadar faaliyeti birlikte yapıp,diğerlerini yapmasını söyleyiniz. Yardıma gereksinimi olursa derseğini tutarakyönlendiriniz.

Basamaklarıbu şekilde yapmayı başarabiliyorsa "ellerini kurula" diyerek faaliyetiyapmasını bekleyiniz.

Herbasamakta başarı durumuna göre ödüllendiriniz.

YÜZ KURULAMA

Lavabonunüzerinde ayna ve yetişebilmek için tabure bulundurunuz.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun arkasında durarak her iki elinikavrayınız ve havluyu birlekte alttan tutunuz.
Ellerinizi çocuğunuzun yüzüne yaklaştırarakhavluyu yüzüne kapatınız.
Yumuşak hareketlerle bastırıp çekmesinisağlayınız.
Kurulama işlemi bitince elini tutarakbirlikte havluyu yerine asınız.
Son basamağa kadar faaliyeti birliikte yapıp,son basamakta ellerinizi çekerek (4.basamak) onun yapmasını söyleyiniz.

Başarabilirlersetekrar baştan 3.basamağa kadar faaliyeti birlikte yapıp diğerlerini yapmasınısöyleyiniz.

Gerekirse,dirseğinden tutup yönlendirerek yardım ediniz. Daha sonra "yüzünü kurula"deyiniz ve yapınca ödüllendiriniz.

DİŞ FIRÇALAMA

Küçükve fazla sert olmayan bir diş fırçası kullanınız. Renkli-kokulu macunlar vesüslü diş fırçaları olayı cazip hale getirebilir. Yemek sonrası ve yatmadanönce en uygun zamanlardır.

Kendiniaynada görebilmesi için çocuğunuzu bir tabureye çıkartınız. Aynaya bakarakgülümserken dişlerinizi ona gösteriniz ve dişlerini göstermesini söyleyiniz.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun elini tutup birlikte musluğuaçınız.
Sol eline diş macununu almasını sağlayınız.
Diğer eliyle diş macununun kapağınıaçtırınız, musluğun kenarına koydurunuz.
Çocuğunuzun elini tutarak diş fırçasınıalınız ve ıslatınız.
Macunu diş fırçasına sıkmasını sağlayınız.
Lavabonun kenarına macunu bıraktırınız.
Elinden sıkıca kavrayarak daireselhareketlerle, önce dişlerin ön yüzeylerini, sonra arka taraflarını olacakşekilde yukarıdan aşağıya doğru fırçalatınız.
Diş fırçasını suyun altında çalkalatıpbıraktırınız.
Avucunuzun içine alarak (veya bardakla)ağzına su alıp çalkalamasını sağlayınız.
Diş macunu kapatıp kaldırmasını sağlayınız.
Ellerini kurulatınız.
Son basamağa kadar (11.basamak) faaliyetibirlikte yapıp, son basamakta ellerinizi çekerek onun yapmasını söyleyiniz.Başarabilirse yine baştan 10. basamağa kadar faaliyeti birlikte yapınız. Soniki basamağı (10. ve 11.) ona yapmasını söyleyiniz.

Yinebaşarabilirse sıra ile başa doğru yardımları azaltarak geliniz. Her basamağıbaşarıyorsa bir önceki basamağa geçiniz. Gerekirse dirseğinden tutupyönlendiriniz. Dişlerini yıkamasını söyleyerek faaliyeti yaptırınız veödüllendiriniz.

SAÇ TARAMA

Buişleme başlamadan önce çocuğunuzun saçını ortadan veya yandan ayırınız. Saçlarmümkün olduğunca kolay taranır durumda iken bu uygulama yapılmalıdır. Saçfırçasını kavrayabilmesi çok önemlidir. Önce bunu sağlayınız.

Kızçocuklarnıda süslü saç tokaları ile faaliyeti cazip hale getirebilirsiniz.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun arkasında durunuz. Her ikinizinde yüzü aynaya dönük olsun. Çocuğunuzun elini tutarak saçlarını yukarıdanayağıya doğru ve özelllikle acıtmadan fırçalayınız.
Her fırçalamasının (taramanın) ardından elinitutarak saçlarını eli ile düzeltmesini sağlayınız.
İşlemi tekrarlayınız.
Faaliyete katılıyorsa " saçını ne güzeltaradın, çok güzel (yakışıklı) oldun" şeklinde ödüllendiriniz.

Faaliyetison basamağa kadar birlikte yaparak, son basamakta ellerinizi çekiniz ve onunyapmasını sağlayınız.

Başarabilirseyine sondan başa doğru gelerek yapmasını söyleyiniz ve gerekirse destekleyiniz.Ödüllendiriniz.

Herbasamağı bağımsız olarak yapabiliyorsa saçını fırçalamasını( taramasını)söyleyiniz ve ödüllendiriniz.

BARDAKTAN SU İÇME

Çocuğunuzakendi başına su içmeyi öğretebileceğiniz en uygun zaman onun susamış oyduğuzamandır.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuz bardağı eliyle kavrasın, siz deüzerinden tutarak ağzına götürünüz.
Bardağı hafifçe eğerek suyu içmesinisağlayınız.
İçtikten sonra bardağı masaya koyunuz.
Sizir yardımınızla bu basamaklarıgerçekleştirebiliyorsa, su içme becerisini yapabiliyor demektir.

Suyuiçtikten sonra ellirinizi çekiniz ve bardağı masaya kendi koyması için izinveriniz.
Daha sonra elinizi bardakla masa arasındaki yarı yolda çekiniz, çocuğunuzbardağı masaya koysun.
Ellerinizi suyu içer içmez çekiniz ve bardağı masaya koymasını sağlayınız.
Çocuğunuz bardağı ağzına götürünce elinizi çekiniz, suyu içip bardağı masaya koysun.
Çocuğunuz bardağı ağzına götürmeden ellerinizi çekiniz ve böylece yardımıazalta azalta kendi başarıncaya kadar bunu sürdürünüz.
Başarınca ödüllendiriniz.

YEMEK YEME

Çocuğunuzabu faaliyeti kaşık, çatal, bıçağı bir bütün halinde kullanacak şekildeöğretiniz.

Öncetabağa lokma lokma yemek koyunuz. Her lokmayı bitirmeden diğerini almamalıdır.Çocuğunuz bu faaliyeti öğrenme aşamasında iken etrafa döküp saçmasınıkabullenmelisiniz. Plastik mama önlüğü kullanıp, yere örtü, gazeteserebilirsiniz.

Buişleme çocuğunuzun aç olduğu bir saati ve sevdiği yiyecekleri seçerekbaşlamalısınız. Eğer hem sevdiği, hemde sevmediği yiyecekler var ise, öncesevmediği sonra sevdiği yiyeceği veriniz. Sevdiği yiyecek ödül olacaktır.

Eğerolaya küçük aksilikler çıkartarak tepki gösteriyorsa görmezden geliniz, devamederse işlemi erteleyiniz.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuz kaşık ya da çatalı kavradıktan sonrasiz de bileğinden kavrayınız.
Yiyeceği tabaktan alınız.
Kaşık ya da çatalı çocuğunuzun ağzınagötürünüz.
Kaşık ya da çatalı tekrar birlikte tabağagetirip hareketi yineleyiniz.
Çocuğunuz faaliyete direnmiyorsa uygunşekilde ödüllendiriniz. Aynı işlemleri sırası ile bileğinden, dirseğinden vekolundan tutarak yineleyiniz. Her basamağı 4-5 kez başarabiliyorsa "yemeğiniye" deyiniz ve başarırsa ödüllendiriniz.

PANTOLON GİYME

Belilastikli ve bol bir pantolon (eşofman) kullanınız.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun pantolonunu kalçasına kadar çekipellerini pantolonun üzerine koyarak beline kadar çekmesini sağlayınız.
Çocuğunuzun pantolonunu dizlerine kadarçekip, ellerini pantolonun üzerine koyarak önce kalçasına, sonra beline kadarçekmesini sağlayınız.
Çocuğunuzun pantolununu her iki ayak bileğinekadar çekip, ellerini pantolonunun üzerine koyarak dizlerine, kalçasına veoradan da beline kadar çekmesini sağlayınız.
Çocuğunuzun pantolonunun bir ayağına geçirip,elleri ile tutturarak diğer ayağına geçirmesini, diz, kalça ve beline kadarçekmesini sağlayınız.
Çocuğunuzun pantolonunu önünde tutarakayaklarını geçirip beline kadar çekmesini sağlayınız.
Pantolonunun hazırlayıp giymesini söyleyiniz.
Her basamağı birkaç kez denedikten sonrabayarınca ödüllendiriniz.

PANTOLON ÇIKARMA

Çocuğunuzayakta iken pantolonu dizlerine kadar indirip, bir yere oturttuktan sonra birayağından pantolonu çıkartınız, ellerini pantolonun üzerine koyarak diğerayağını çıkarmasını sağlayınız.
Çocuğunuz ayakta iken pantolonu dizlerine kadar kadar indirip, bir yereoturttuktan sonra bir ayağından çıkartmasına yardım ediniz. Diğer ayağındanyardım etmeden çıkartmasını söyleyiniz.
Çocuğunuz ayakta iken dizlerine kadar pontolununu indirip, ayaklarındankendisinin çıkartmasını söyleyiniz.
Çocuğunuz dizden aşağıya sizin yardımınız olmadan pantolonunu çıkarabiliyorsayardımı azaltınız. Yani ellerini dizden yukarıda, kalçada, belde çekerekpantolonu kendi başına çıkartmasını sağlayınız.
Her basamaktan sonra başarı durumuna göre ödüllendiriniz.

KAZAK (FANİLA) GİYME

Kazak,fanila veya eşofman üstünün çok sıkı olmaması gerekir.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun karşısında durarak, her ikikolunu kazağın kollarnıdan geçiriniz. Ellerini yukarı kaldırarak kazağınbaşından geçmesini sağlayınız. Kazağı giymesini söyleyiniz, ellerini kazağınher iki yanına koyarak aşağı indirmesine yardım ediniz.
Çocuğunuzun her iki kolunu kazağınkollarından geçiriniz ve kollarını başının üzerine kaldırmasını sağlayınız.Kazağı giymesini söyleyerek kollarını aşağı indirmesini ve kazağın etekleriniaşağı çekerek giyme işlemini tamamlamasını sağlayınız.
Çocuğunuzun her iki kolunu kazağınkollarından geçirin, giymesini söyleyerek başından geçirmesine ve kazağını ikiyanından aşağıya çekmesine yardımcı olunuz.
Kazağı tek kolundan geçirip, diger kolunugeçirmesini, başından aşağıya doğru giymesini sağlayınız.
Kazağı yatağın üzerine seriniz. Çocuğunuzagiymesini söyleyiniz. Önce kollarını, sonra başını geçirip, kazağı iki yanındanbeline indirmesini sağlayınız.
Her basamağı 4 - 5 kez yapabiliyorsa birsonraki basamağa geçiniz. Her basamağın sonunda ödüllendiriniz.

KAZAK (FANİLA) ÇIKARMA

Herbasamağı 4-5 kez yineleyiniz. Başarabiliyorsa bir sonraki basamağa geçiniz.

İŞLEM BASAMAKLARI:

Çocuğunuzun kazağını boynuna kadar sıyırıpbaşını çıkarmasını sağlayınız.
Çocuğunuzun kazağının bir kolunu çıkaranakadar sıyırıp diğer kolunu ve boynundan yukarısını çıkarmasını sağlayınız.
Çocuğunuzun kazağını kollarına kadar sıyırıp,her iki kolundan ve başından çıkarmasını sağlayınız.
Çocuğunuza kazağını çıkarmasını söyleyiniz vegerekirse yardım ederek çıkarmasını sağlayınız.
Her basamağın sonunda "aferin ne güzelbaşardın" diyerek sözel olarak ödüllendiriniz

Anne baba kuralları koyarken neye dikkat etmelidir?

Anne-Baba Kurallar Koyarken Nelere Dikkat Etmeli
  • Bebekliğinden itibaren çocuklara sınırları ve kuralları öğretin; uyku, yemek, tuvalet, temizlik, özbakım gibi konularda bir düzen oluşturun.
  • Çocuğunuzun her türlü ihtiyacını karşılayabileceği şekilde büyümesine özen gösterin. Becerileri geliştikçe her türlü ihtiyacını karşılayabilir hale gelecektir. Böylece kendi sorumlulukları konusunda fazla uyarmanız gerekmeyecek ve itaat problemi yaşama olasılığınız azalacaktır. 
  • Kurallar önceden belirlenmelidir. Öncesinde konuşulmamış, beklenmedik istekler çocuklarda kaygı uyandırır ve söyleneni yapmak istemeyebilirler. Bunun yerine önceden belirlenmiş kurallarla ilgili uyarı yapmak çocuklar üzerinde daha etkili olmaktadır.
  • Kurallar mümkün olduğunca açık ve net olmalıdır. Çocuğunuzdan nasıl davranmasını beklediğinizi belirtmeniz çocuğunuzun uygun davranma olasılığını arttıracaktır.
  • Kurallar tutarlı olmalıdır. Sizin tutarlı olduğunuzu gören çocuğunuz sizin sözünüzü dinlemeye daha istekli olacaktır.
  • İstediğiniz gibi davrandığında ve sözünüzü dinlediğinde onu ödüllendirin. Ödülün “aferin, sözümü dinlediğin için seninle gurur duyuyorum vs.” gibi sözel ödül olması çocuğu daha fazla motive edecektir. Annesi ve babası tarafından kabul gördüğünü ve davranışının beğenildiğini gören her çocuk aynı davranışı tekrarlamak isteyecektir.
  • Çocuğunuzla iyi iletişim kurmanız önemlidir. Çünkü ancak iyi iletişim kurduğunuzda çocuğunuz sizi dinlemeye ve istediğinizi yapmaya istekli olacaktır. Aksi halde “söz dinlememek” anne-babaya duyulan öfkenin bir ifadesi olarak ve anne-babaya bir tepki biçiminde ortaya çıkan bir sonuç olabilir.

TV sosyalleşmeyi engelliyor

Çocuğun sosyalleşmesi , yakınları ile diyalog kurması , sosyal adaptasyonu , dil gelişimi ve buna benzer konular  TV izleme (aşırı miktarlarda) ile eksik kalabilir. Bu yaşlardaki çocukların eğitici programlar harici özellikle şiddet içeren ve çocuklar için travmatik olacak görüntülerden uzak kalmaları uygun olur. Bu hazırlıksız karşılaşılan görüntüler onlarda bilinçaltı kaygı , gerilim , korku , şiddete eğilim gibi sıkıntılara yol açabilir. Amerika ve Avrupada uzmanlar küçük yaşlarda gösterilen şiddet davranışlarının önüne geçmek için çok büyük gayretler sarfetmekte   ,özellikle son zamanlarda okullarda gösterilen şiddet olaylarından sonra meselenin öneminin  daha da arttığı anlaşılmaktadır . Mühim olan ve yapılması daha basit olan şey çocukların ruh sağlığı bozulmadan koruyucu önlemlerin alınması gerekliliğidir. 
 
 
 
0-3 Yaş Çocuklar Tv İzlememeli
TV karşısında 0-3 yaş arasında  aşırı miktarda  kalan (günlük 1-2 saatin üzerinde ) çocuk, ailede ve özellikle de bakım veren kişide eşlik eden yukarıda saydığımız diğer etkenler de varsa, sosyal gelişim (duygusal etkileşim ve karşılık verme, sosyal ortamlara uyum, insanlar ile ilgilenme, onlara yakınlık gösterme , yaşıtlarına ilgi vb), ve iletişim ( konuşma, anlamlı jest ve mimikler, heceleme, agulama, ses çıkarma, cümle kurma vb.) için gerekli olan fonksiyonların gelişiminde gecikmeler veya yetersizlikler görülür. Bu duruma yani iletişim ve etkileşim bozukluğuna yol açabilecek diğer nedenlerin olup olmadığı incelenmelidir. Bütün bu nedenlerden dolayı bebekler için sevgi, duygusal ilgi ve birlikte geçirilecek vakit yerine çocuğun TV karşısında kalması son derece sakıncalıdır.
4 -7 Yaş Çocuklar Ve Tv
Bu yaş grubunda çocuğun gelişimi ile ilgili önemli adımlar atılır. 0-3 yaş grubunda olduğu gibi çocuğun gelişimi bu dönemde de çok hızlı bir şekilde devam eder. Bu dönemde anne baba , arkadaş ve sosyal çevre ile etkileşim ve iletişim belirgin olarak artmış ve artık erişkinlerle birlikte belirgin olarak uyum sağlanmıştır. Bu dönemde gerek dil gelişimi , gerek motor gelişim de önemli aşamalar kaydedilir. Bu dönemde çocukta ki etkilenmeler hayat boyu çocuk için çok önemli olmaktadır.  
Soyut ve somut kargaşası yaşanabilir      
TV nin bu dönemde çok aşırı izlenmesi çocuğun dil ve sosyal gelişiminde bazı sıkıntıların ve eksikliklerin oluşmasına neden olabilir. Bu dönemde çocuklar TV de gördükleri görüntüleri tamamen somut olarak yorumlarlar yani çocuklarda tam olarak soyut düşünce gelişmediği için gerek çizgi filmler gerek filmler de görülen görüntüler olduğu gibi algılanır. Çocuk bütün bunları olduğu gibi uygulamaya çalışabilir. Yani çizgi filmde gördüğü bir hareket veya sahneyi olduğu gibi yapmaya çalışabilir. Çocuk için bu dönemde şiddet içeren ve aşırı abartılı konulardan oluşan çizgi filmler oldukça sakıncalı olabilir. Bilinçaltı şiddet duygularının yerleşmesine neden olabilir. Aynı zamanda çocuğun bu dönemde izleyeceği  gerilim, korku veya aşırı şiddet içeren görüntülerden  çocuklar oldukça aşırı etkilenebilir , bu durum onları akla gelen görüntüler ve düşünceler ile günlerce rahatsız edebilir. Ek olarak çocukta uyku bozukluğu , yalnız kalmak istmememe , korku ve endişe duyguları yerleşebilir ( klinik ortamda bunun örneklerini görmekteyiz ) . O nedenle anne babaların bu dönede izlenen programlara özellikle dikkat etmesi gerekir.

Çalışan anneler

ÇALIŞAN ANNELER
Çocuklarını çalışarak büyüten anneler bunun yaşamlarındaki en zor şey olduğunu söylerler. Çalışan annelerin bir bölümü ekonomik yetersizlikler nedeniyle çalışmak zorunda oldukları, diğer bir bölümü ise ekonomik bağımsızlıklarını kaybetmemek veya mesleklerinden uzak kalmamak için çalışır. Her iki koşulda da çalışan annelerin en önemli sorunları aşağıdaki şekilde gruplandırılabilir;
  1. Çocuk bakıcısı arayışı,
  2. Aşırı sorumluluk yüklenme, zihinsel ve bedensel yorgunluk,
  3. Suçluluk duygusu.

a. çocuk bakıcısı arayışı

Çocuğunuza kimin bakacağına doğumdan önce anne ve baba birlikte karar verin.

Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişi bir akraba ise:

Bu kişinin çocuğunuza bakmaya gerçekten gönüllü ve uygun olduğundan emin olun,
Bu kişiden çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakılmasını isteyin,
Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını sağlayın,
Bu kişiye çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizi açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bildirin.

Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişi bir çocuk bakıcısı ise,

Bu kişinin çocuk bakıcılığı için gerçekten yeterli ve uygun olduğundan emin olun,
Bu kişiden çocuğunuza kendi evinizde bakılmasını isteyin,
Evinizde yatılı kalarak çocuğunuza bakmasını talep etmeyin,
Bakıcının çalışma düzenini ve iş tanımını önceden belirleyin, çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizle birlikte açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bu kişiye bildirin,
Yeterli bir süre çocuğunuza bu kişiyle birlikte bakın ve çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belirli saatlerinde evden uzaklaşarak çocuğunuzu bu uzun süreli ayrılığa yavaş yavaş alıştırın.

Çocuğunuza bakıcı ararken şunlara dikkat edin;

Bakıcıda aradığınız özellikleri önceden sıralayın ve önceliklerinizi belirleyin (tıpatıp beklentilerinize uygun biri karşınıza çıkmayabilir),
Bakıcıyı mümkünse evinde ziyaret edin, çocuklarıyla ilişkisini gözlemleyin,
Referanslarıyla ve komşularıyla görüşün, gerekli belgeleri temin edin.

Çocuğunuza bakıcı ararken şu özelliklere sahip olmasına dikkat edin;

Temiz, düzenli ve dürüst olmasına,
Aile yaşantısının düzenli olmasına,
Dakik ve elinin çabuk olmasına,
Sevecen ve güleryüzlü olmasına,
Esnek ve hoşgörülü olmasına, katı-kuralcı olmamasına,
Yeniliğe ve değişime açık olmasına, sabit fikirli olmamasına,
Sorumluluk ve insiyatif sahibi olmasına,
İletişim becerisinin olmasına,
Yaş ve kişilik olarak bakılacak çocuğun annesine benzemesine,
Sabırlı olmasına,
Eğitimli, kendini yetiştirmiş ve bilinçli olmasına,
Çocuğu ya da işe devamını etkileyecek bir rahatsızlığının olmamasına,
Sigara içmemesine.

b. aşırı sorumluluk yüklenme, zihinsel ve bedensel yorgunluk

Çalışan annenin en önemli sorunu aşırı sorumluluk yüklenmesi ve yorgunluktur; çünkü bu sorun annelere çözümsüz ve başa çıkılamaz gibi görünür. Alışıldık bir düzen vardır; evde ve işte yapılacaklar zaten belirlidir, şimdi hepsine geceyi gündüze katan bir bebek eklenmiştir ve gün 24 saattir, dolayısıyla yorgunluk kaçınılmazdır. Böyle değerlendirince, gerçekten de çalışan anne için yapılacak pek birşey yok gibi görünüyor. Oysa ki, durum hiç de öyle umutsuz değil, çalışan anneler iş listelerini pekala hafifletebilirler;







 
Gerek evde gerekse işte, yükünüzün arttığı dönemlerde bir süre yalnızca acil ve önemli olan işlerinizle ilgilenin
Bazı işleri başkalarına devretmeyi deneyin, işyerinde iş arkadaşlarınızdan; evde ise eşinizden, varsa diğer çocuklarınızdan veya yakınlarınızdan yardım isteyin. Çocuğunuz yokken evinizle, kadın olduğunuz için eşinizden daha çok ilgilenmiş olabilirsiniz, bu aynı düzenin devam edeceği anlamına gelmez.
Eşiniz yeni doğan bebeğinizi emziremez belki ama, bugüne kadar hep sizin hazırladığınız akşam yemeğini hazırlayabilir. Aile içinde yapılabilecek ufak düzenlemeler size kısacık da olsa rahat bir nefes alma olanağı sağlayacaktır.
Yükünüzün çok arttığını hissettiğiniz yerde bazı alışkanlıklarınızdan tamamen vazgeçin, bunun için kendinize önceden "vazgeçilebilirler listesi" bile hazırlayabilirsiniz. Örneğin, ev işleri için düzenli bir yardımcı alamıyorsunuz ve iki haftada bir mutlaka mutfağın dolaplarının temizlenmesini gerekli buluyorsunuz ve artık buna ayıracak zamanınız yok. Eşiniz hayatta yapmaz böyle bir işi, anneniz çok yaşlı, akadaşınıza böyle bir şeyi teklif etmeyi düşünemezsiniz bile… O zaman bu alışkanlığınızdan vazgeçin ya da bu düşüncenizi terkedin; iki haftada bir mutlaka mutfağının dolaplarının silinmesini gerekli bulan bir kadın değilsiniz artık. Mutfak dolapları bekleyebilir, arkadaşlarınız bekleyebilir, müşteriler ve hatta müdürünüz bile bekleyebilir, ama çocuğunuz bekleyemez. İnsan yaşamında pek çok şeyden istifa edebilir herhalde, ancak annelikten istifa edemez.

c. suçluluk duygusu

Dozu değişmekle birlikte hemen her çalışan annenin yaşadığı bir duygudur suçluluk. Bu duyguyu hafifletmek için şöyle düşünebilirsiniz;

- çalışmak zorundayım (çocuğum için para kazanmam gerekiyor)

- çalışmayı seviyorum (çocuğum mutlu bir anneyi hakediyor)

Çalışan annelerin çoğu (ekonomik zorunluluklar nedeniyle doğumdan sonra işe başlayanlar dışında) çocuk sahibi olmadan önce de, çalışan kadınlardır. Önceden çalışma hayatı olan, üretken bir kadının uzun süre evde oturması, mesleki kaygılar, sosyal ve duygusal tatminsizlikler doğurur. Oysa her çocuk mutlu, üretken, kendisiyle barışık bir anneyi, kendisi için işini terketmiş, saçını süpürge etmiş bir anneye tercih eder. Unutmayın ki çocuğunuz sizin aynanızdır; siz mutluysanız o da mutlu olur, siz kaygılıysanız o da kaygılıdır, siz hayatla hep kavga ederseniz o da kavga eder.

İşlerinizi planlı yaparak, hiçbir şey için çocuğunuza ayırdığınız zamandan çalmayarak ve bu zamanı en verimli şekilde değerlendirerek suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışın. Hafta sonu onunla başbaşa yapacağınız bir doğa gezisi, haftanın 5 günü sabahtan akşama kadar onunla birlikte olup hiçbir şey paylaşmamaktan çok daha iyidir. Çocuğunuzla birlikte olduğunuz süre değil, bu süreyi nasıl değerlendirdiğiniz önemlidir. Bu sürenin azlığına ya da çokluğuna değil, çocuğunuzla kurduğunuz ilişkinin kalitesine ve bunu geliştirmeye odaklanmaya çalışın.

Suçluluk duygusundan kurtulmaya çalışırken pratikte sizi zorlayan durumlarla karşılaşırsınız, bunların üzerinde çok fazla durmamaya gayret edin. Örneğin; çocuğunuzu kreşe veya bakıcı annesine bırakıp işe giderken ilk zamanlar arkanızdan bir süre ağlayacaktır, bu çok doğaldır. * Çocuğunuz bazen size bir
yabancı gibi davranacaktır, babaannesine daha düşkün olacaktır veya bakıcı annesine "anne"

diyecektir. Bunlar kuşkusuz her anneyi üzer ve suçluluk duygusunu artırır. Bu gibi durumları çocuğunuza bakan kişiye atfetmemeye çalışın, hatta çocuğunuz kendisine bakan kişiyi bu kadar sevdiği için sevinin. Bu durumları çocuğunuzun size verdiği bir mesaj olarak da algılayabilirsiniz; onunla daha çok birlikte olun ve oynayın


24 SAAT CANLI YAYIN